ÖNEMLİ UYARI

Dedektiflik.com.tr içeriğinde yayınlanan tüm makale, içerik ve bilgiler Özel dedektif Bilal KARTAL tarafından yazılmış olup, tüm telif hakları İzmir Dedektiflik Hizmetleri A.Ş ye aittir. Tüm yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitemizdeki yazı ve içeriklerin yazılı izin alınmadan bir kısmı veya tamamı kopyalanarak başka web sitesi, yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanması durumda FSEK kapsamında işlem yapılarak her türlü yasal haklarımızı kullanarak 5846 Kanun numaralı FiKiR VE SANAT ESERLERİ KANUNU ile TÜR CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ UYARINCA hukuki ve cezai yasal işlemler başlatılacaktır. Ayrıca tüm site içeriğinde bulunmakta olan makaleler ve bilgiler uluslararası DMCA fikir hakları sistemi ile korunmakta olup, web sitemizde yayınlanan makaleleri izinsiz olarak kısmen veya tamamen alıntı yapan değiştirerek yayınlayan tüm web sitelerini Google ve benzeri arama motorları sıralama listelerinden süresiz olarak kaldırmaktadır.

AKIL HASTALIĞI NEDENİYLE BOŞANMA

AKIL HASTALIĞI NEDENİYLE BOŞANMA

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma

Akıl hastalığı nedeni ile boşanma Türk Medeni Kanununda yer alan 165. madde ile ortaya konulmuştur. Eşlerden birisi akıl hastası olursa, diğer eş için ortak hayat sürmek zor bir hal alırsa, resmi sağlık raporu eşliğinde eş, akıl hastası olan eşine boşanma davası açabilir. Evlilik birliğine zarar veren, eşin diğer eşten uzaklaşmasına sebep olan ve birlikte yaşamayı zorlaştıran bu durum, 3 yıl devam ediyorsa, tedavi edilemiyorsa kanun geçerlidir. Heyet raporu ile hastalığın tespiti yapılır, eşe karşı boşanma davası açılır. Akli melekelerde bozukluk, psikoz, gerçek yaşam ile bağları yitirme, bu hastalığın kapsamına girer. Anlama ve düşünme yetilerinde, karar almada, kavramada ortaya çıkan sorunlar ve eksiklikler, ruh hastalığı olarak tanımlanırlar. Akıl hastalıkları da dört başlık altında sıralanır.

Akıl Hastalarının Özellikleri

Akıl hastaları, toplumla bağlarını yitirmenin yanı sıra çevreye uyum gösteremezler. Tedavi edilebilen akıl hastalıkları olduğu gibi tedavi edilemeyenler de mevcuttur. Halüsinasyona kadar varabilen hastalık boyutları, tedavi edilemeyip kişinin ölümü ile de sonuçlanabilmektedir. Zaten boşanma sebepleri arasında gösterilen akıl hastalıkları, tedavi edilemeyenlerdir. Kimi zaman bu kanun maddesi suistimal edilir, herhangi bir kişilik bozukluğuna binaen ilaç kullanan eşe akıl hastası diye dava açılmaya çalışılınır. Ancak hakim devreye girer ve böyle bir durum varsa anlar. Hakimin kararını hastalığın başlangıcı, seviyesi, heyet tarafından verilen rapor etkiler, ek olarak da diğer eş için hayatın zorlaşıp zorlaşmadığına bakılır. Yani suistimaller ortaya çıkarılır.

Akıl Hastalığı Türleri

Organik beyin hastalıkları, multipl skleroz, bunama, ruh ve anksiyete hastalıkları, kişilik bozukluğu, psikosomatik bozukluklar, şizofreni, şizofreniform, sanrılı bozukluk, madde bağımlılığına bağlı ortaya çıkan psikotik bozukluklar, akıl hastalığının türleri arasında sayılabilirler. Kimi boşanma sebepleritek başlarına geçerli sayılamazlar ancak akıl hastalığı, tek başına boşanma için geçerli bir sebep olarak kabul görür. Diğer eş için akıl hastası biriyle birlikte olmak hem huzuru hem de akıl sağlığı için tehdit oluşturabilir. Eğer ki eşi akıl hastası ise bu durum raporlar ile kanıtlanıyorsa ve akıl hastalığının iyileşmesinin olanağı yoksa, taraf boşanma davası açmaya hak kazanır. Ancak tedavisi varsa, tedavinin ne kadar süreceği dikkate alınmaksızın dava reddedilir. Heyet raporunun ispatı bu noktada çok önemlidir. Akıl hastası olan taraf, diğer aile bireylerinin hayatı için de tehdit oluşturabilir. Eşin akıl hastası olduğu, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinin raporunun yanı sıra tanıklıklar ile de desteklenir. Kimi durumlarda kişinin akıl sağlığı, eksilen özellikleri veya yerine getiremediği becerileri, aile için korkuya da sebep olabilir.

Dava Süresi Ne Kadardır?

Akıl hastalığı gerekçe gösterilerek açılan davanın net bir süresi bulunmaz. Yani kişi, dilediği zaman bu durumu gerekçe gösterip boşanma davasını açabilir. Bu dava türünde zaman aşımı, delillerin veya raporların geçersiz olması gibi durum söz konusu değildir. Yani eşi akıl hastası olduktan beş sene sonra da kişi dava açma hakkına sahiptir. Aradan geçen süre önemli değildir. Akıl hastası eşin davaya katılamaması durumunda kayyım atanır. Öncelikle Adli Tıp Kurumunca kayyım atanıp atanamayacağı da belgelenir. Eğer atanırsa, tebligat kayyıma yapılır, yani davaya kayyım katılır.

Temyiz Kudreti Nedir?

Hukuk literatürü içerisinde iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı ayırma noktasında sağlıklı düşünebilme, temyiz kudretidir. Akıl sağlığı yerinde olan kişiler buna sahipken, akıl hastaları temyiz kudretinden mahrumdurlar. Eğer kişinin evlenmeden evvel akıl hastalığının olduğu anlaşılırsa ve raporlar ile belgelenirse evlilik iptal edilir. Ya da evliliğin bu durumda iptali için başvuruda bulunulabilir. Akıl hastası olan eşten maddi ve manevi tazminat talep edilemez çünkü kişi temyiz kudretine sahip olmadığı için kasti bir kusur sergilemiş sayılamaz. Akıl hastası kişiyi kimi zaman da mahkemede bir vasisi temsil eder. Eğer vasi atanması söz konusu değilse, hakimin talebi ile kişinin yardıma muhtaç halden kurtarılması istenir. Yetkili aile mahkemelerinin baktığı bu davalar, asliye mahkemesi adına sahip hukuk mahkemelerince de görülebilir. Görüldüğü gibi akıl hastası eşe sabırla yaklaşmak veya senelerce onu idare etmek, sonradan ona boşanma davası açılamayacağı anlamına gelmez. Taraf, bu hayata artık dayanamıyorsa, kendi hayatı çekilmez bir hal alıyorsa ve kendi akıl sağlığı da tehlikeye giriyorsa, hem kendisini hem de varsa çocuklarını korumak adına boşanma davası açabilir. Dava süresince akıl hastası kişinin sağlık durumunda herhangi bir kötüleşme olmaması için de gerekli tüm önlemler alınır, gerekiyorsa kişi mahkemeye çıkarılmaz, kayyım atanır veya aile bireylerinden birisi onu temsilen davada bulunur. Kişinin akıl hastası olduğu, belirtilen akıl hastalıkları çeşitlerinden birine sahip olduğu, heyet tarafından rapor ile ispat edilmelidir ki herhangi bir kişinin aleyhine davalar açılmasın. Çeşitli sebepler ile taraflar, eşlerini kullandıkları sinir veya kişilik bozukluğu ilaçları ile “deli” olarak yaftalayabilmekte ve dava açmaya girişebilmektedir. Ancak daha önce de belirttiğimiz gibi hakimler tarafından bu durumun önüne geçilmektedir.

148 kez görüntülendi