ÖNEMLİ UYARI

Dedektiflik.com.tr içeriğinde yayınlanan tüm makale, içerik ve bilgiler Özel dedektif Bilal KARTAL tarafından yazılmış olup, tüm telif hakları İzmir Dedektiflik Hizmetleri A.Ş ye aittir. Tüm yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitemizdeki yazı ve içeriklerin yazılı izin alınmadan bir kısmı veya tamamı kopyalanarak başka web sitesi, yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanması durumda FSEK kapsamında işlem yapılarak her türlü yasal haklarımızı kullanarak 5846 Kanun numaralı FiKiR VE SANAT ESERLERİ KANUNU ile TÜR CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ UYARINCA hukuki ve cezai yasal işlemler başlatılacaktır. Ayrıca tüm site içeriğinde bulunmakta olan makaleler ve bilgiler uluslararası DMCA fikir hakları sistemi ile korunmakta olup, web sitemizde yayınlanan makaleleri izinsiz olarak kısmen veya tamamen alıntı yapan değiştirerek yayınlayan tüm web sitelerini Google ve benzeri arama motorları sıralama listelerinden süresiz olarak kaldırmaktadır.

ALDATMA (ZİNA) NEDENİYLE BOŞANMA

ALDATMA (ZİNA) NEDENİYLE BOŞANMA

Aldatma (zina) Nedeniyle Boşanma

Boşanma davalarındaki boşanma sebeplerine baktığımız zaman, zina suçunun, başka bir deyişle aldatmanın, en sık karşılaşılan sebeplerden olduğunu görmekteyiz. Ayrıca bu suçun ispatı oldukça zordur. Çünkü aldatan taraf, çok gizli saklı iş çevirdiği ve dışarıya bunu hiç hissettirmediği için hakkında delil toplamak zor olacaktır. Ancak sıkı bir araştırma ile bu sorun çözülebilir. Aldatma eylemini yapan tarafın suçunu ispatlayan deliller, mahkeme süresince en gerekli olan noktalardır. Aksi halde mahkemenin kazanılması zorlaşmakta, kişinin aldatıldığı iddiasını doğrulaması güçleşmektedir. Yan deliller ve ana deliller farklı grupta yer alırlar. Sosyal medya hesaplarındaki kayıtlar veya birisinin tanıklığı yan delil olarak kabul görür. Sabırla ile toplanması gereken deliller, aldatma olayının üzerinden altı ay geçmeden dava açılarak sunulmalıdır, aksi halde Türk Medeni Kanununa göre deliller geçersiz sayılmaktadır.

Sunulabilecek Deliller Arasında Bulunanlar

Aldatan eşin başka çocuklarının dünyaya gelmesi, en büyük delillerden birisidir. Benzer şekilde, aşk içerikli, duygusal yazışmalarının bulunması, bu yazışmaların bir döküm olarak mahkemeye sunulabilmesi de dava sürecini hızlandırmakta ve suçlu kişinin suçunun ispatında etkili olmaktadır. Sosyal medya hesaplarından, telefondaki SMS’lerden bu yazışmaların dökümünün alınması, kanuna aykırı yollarla yapılmamalıdır. Yani aldatan taraf bile olsa özel hayatına müdahale edecek şekilde delil toplamak suç sayılmaktadır. Kişinin aldatma eylemini yaptığı yere ilişkin kamera kayıtları, otel kayıtları, otel belgeleri, yurt dışına çıkış kayıtları, delil olarak kullanılabilmekte,fotoğraf ve video gibi somut deliller önem arz etmektedir. Aldatan kişinin kendisinin yazdığı, el yazının anlaşılır olduğu aşk mektupları da yine delil içeriklerinden olabilmektedir. Mahkemede delil sunarken,ispatlanır, sabit kayıtların olmasına özen gösterilmelidir. Bu şekilde davayı kazanma ihtimali artmaktadır. Hakimler, ispatlanamayan delillerin üzerinde durmamaktadır.

Hukuki Yollara Uygun Delil Toplama Nasıl Olur

Bir diğer önemli nokta, hukuka uygun olarak delillerin toplanma gerekliliğidir. Aldatıldığınız için karşı taraf suçludur; ancak, siz delil toplarken suç kapsamına giren davranışlar sergiler, delil toplama uğruna karşı tarafın özel hayatına müdahale eder, gizlice telefonlarını dinler ve bunları cihazlara kaydeder, kişisel bilgisayarına veya telefonuna casusluk programları kurarsanız suçlu sayılırsınız. Delil toplarken kişinin izinsiz video kayıtlarını almak veya kart dökümlerini elde etmek, suçtur.Dava açan taraf olarak mahkemede kullanılmasını istediğiniz belgeleri talep edebilirsiniz. Mahkeme, delil yerine geçecek olan kayıtları, ilgili kuruluşlardan temin eder ve bunlar hakime sunulur. Hakim de somut olan ve mantıklı gözüken, aynı zamanda da tutarlılık belirten delilleri dikkate alarak davayı sonuçlandırır. Davada tanıklıklar,  yan delildir.Bir yakının veya akrabanın tanıklık etmesinin yan delil olarak kabul görmesinin sebebi, kişinin hem üçüncü bir şahıs olması hem de söylediklerini ispatlamasının zorunlu görülmesidir. Yalancı şahitlik vakaları da ülkemizde çok sık yaşandığı için bu tarz durumlara düşüp rezil olmamak gerekmektedir. Tanık olan kişi, belli bir tarihte bir yerde bulunduğunu söylüyorsa, bunu ispatlamalıdır. Eğer ispatlayamazsa tanıklığı yok sayılmakta ve delil olarak kullanılmamaktadır. Sahte tanıklıkların davranışları ve tereddütleri, en basit mimik ve jestleri onları ele verebilmekte, bu da bir suç olarak kabul görmektedir. Deneyimli ve saygın hakimler tarafından tespit edilen yalancı tanıklar, davada devre dışı bırakılmaktadırlar. Boşanma davalarında haklı olsanız bile haksız duruma düşme ihtimaliniz vardır. Bu sebeple dikkatli davranılmalıdır.

Türk Medeni Kanununda Boşanmanın Yeri

Türk Medeni Kanununda yer alan 161. Maddedeki içerik, aldatılan tarafa dava açma hakkını tanır. Aynı şekilde bu davanın altı ay içerisinde açılması gerektiğini söyler. Eğer aldatılan taraf, aldatanın suçunu affederse dava düşer. Benzer şekilde aldatma eyleminin üzerinden beş yıl geçtikten sonra da dava geçersiz sayılır. Eğer kişi aldatma eylemini tekrar ederse, aldatılan eş yine deliller toplayıp dava açabilir, kanunlarca bu hakkı saklı tutulur. Boşanma davalarında öne sürülen sebeplerin başını çeken sadakatsizlik, yalnızca bir delil hesaba katılarak değerlendirilemez. Özellikle sosyal medya hesaplarında başkaları tarafından hazırlanabilecek sahte içeriklerin bulunma ihtimali yüksek olduğu için bu hesaplar yan dlil olarak kabul görürler. Yani sosyal medya kanallarındaki erotik veya aşk içerikli yazışmalar, boşanma davasında tek başına yeterli olmamaktadır. Davada sunulacak somut ve ispat edilir deliller, kişinin haklılığını ispatlamasını kolaylaştırır. Kanunlar her koşulda aldatılan tarafı desteklemekte ve onun haklarını korumaktadır. Ancak kişi de uygun yollarla delillerini toplamalı, mantıklı davranmalı, hırs ve üzüntü ile pişman olacağı davranışlarda bulunmamalıdır. Ülkemizde ve dünyadaki boşanma sebepleri, aldatmayı ilk sıralarda gösterir. Zina olayı tarafları yıpratır, arada kalan çocuğu perişan eder. Çocuğun psikolojisi ve gelişimi için bu sürecin olumlu yönetilmesi ve şiddetli kavgalara çocuğun tanıklığı önlenmelidir. Taraflar, karşılıklı oturarak ve sakince konuşarak ayrılabilmeli, hele de çocuk varsa doğru kararı verebilmelidirler. Kanunlarda bile yeri olan zina suçu, telafisi oldukça zor olan bir sadakatsizlik örneğidir. Taraflar kendi gururlarını ve haysiyetlerini düşündükleri için böyle bir durumda boşanmayı tercih etmektedirler.

175 kez görüntülendi