ÖNEMLİ UYARI

Dedektiflik.com.tr içeriğinde yayınlanan tüm makale, içerik ve bilgiler Özel dedektif Bilal KARTAL tarafından yazılmış olup, tüm telif hakları İzmir Dedektiflik Hizmetleri A.Ş ye aittir. Tüm yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitemizdeki yazı ve içeriklerin yazılı izin alınmadan bir kısmı veya tamamı kopyalanarak başka web sitesi, yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanması durumda FSEK kapsamında işlem yapılarak her türlü yasal haklarımızı kullanarak 5846 Kanun numaralı FiKiR VE SANAT ESERLERİ KANUNU ile TÜR CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ UYARINCA hukuki ve cezai yasal işlemler başlatılacaktır. Ayrıca tüm site içeriğinde bulunmakta olan makaleler ve bilgiler uluslararası DMCA fikir hakları sistemi ile korunmakta olup, web sitemizde yayınlanan makaleleri izinsiz olarak kısmen veya tamamen alıntı yapan değiştirerek yayınlayan tüm web sitelerini Google ve benzeri arama motorları sıralama listelerinden süresiz olarak kaldırmaktadır.

ALDATMANIN KANUNLARIMIZDAKİ YERİ

ALDATMANIN KANUNLARIMIZDAKİ YERİ

Aldatmanın kanunlarımızdaki yeri:

Aldatma (zina) eylemi, dünyanın birçok ülkesinde suç sayılmazken bazı dünya ülkelerinde hala suç kabul edilmekte ve aldatma eylemine katılan bireylere çeşitli hapis cezalarına hükmedilmektedir.

Ülkemizde aldatma (zina) eylemi 1996 yılına kadar suç olarak kabul görmekteydi; ancak Anayasa Mahkemesi 23.09.1996 tarihinde Türk Ceza Kanunu’nun erkeklerin karşı cins ile zina suçunu düzenleyen 441. maddesini yapılan toplantıda oybirliği ile iptal etti. Bu madde: ‘Karısı ile birlikte ikamet etmekte olduğu evde veyahut herkesçe bilinecek surette başka yerde karı koca gibi geçinmek için başkası ile evli olmayan bir kadını tutmakta olan koca hakkında 6 aydan 3 seneye kadar hapis cezası hükmolunur. Erkeğin evli olduğunu bilerek bu fiilde şerik olan kadın hakkında da aynı ceza verilir.’ deniliyordu. Anayasa Mahkemesi, yasal boşluğun doldurulması için yetkililere bir yıl süre verdi. Ancak bu süre içerisinde yeni bir düzenlemeye gidilmediği için erkeğin aldatma (zina) yapmasını suç olmaktan çıkarttı.

Kadının zina yapmasını düzenleyen Türk Ceza Kanununun 440. Maddesi ise 1998 yılında yapılan toplantıda oy çokluğu ile iptal edildi.  Bu maddede: ‘Zina eden karı hakkında 6 aydan 3 seneye kadar hapis cezası tertip olunur. Karının evli olduğunu bilerek bu fiilde ortak olan kimse hakkında da aynı ceza hükmolunur.’ deniliyordu. Erkeğin zinasının suç sayılmasına ilişkin madde, eşitliğe aykırı bulunarak iptal edildiğinden bu maddenin de iptali gerektiği sonucuna varıldı ve aldatma (zina) eylemi erkek ve kadın için suç olmaktan çıkartıldı.

Ülkemizde aldatma (zina) eylemini gerçekleştiren kişiler hakkında hapis cezası kaldırılmıştır. Ancak 22.11.2001 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen ve 01.01.2002 tarihi itibarı ile yürürlüğe giren 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde aldatma (zina) tam kusur olarak tanımlanmış ve boşanma sebepler içerisinde yerini ilk sırada almıştır.

Ülkemizde evli bir şahsın eşini aldatması kanunlarımızda boşanma sebebi iken evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik dışı birliktelik yaşayan kişi haksız fiil hükümleri kapsamında diğer eşin uğradığı zarardan sorumlu tutulmaktadır. Bu hususta sevgiliye açılacak olan manevi tazminatı açıklamaktadır.

Yani aldatılan eş, eşinin cinsel birliktelik yaşadığı sevgilisine 6098 kanun numaralı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca da Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde aldatıldığını delillerle ispatlayarak manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.

Kanun koyucu burada, aldatıldığı için manevi ıstırap içinde olan eşin acısının bir nebze hafiflemesi için aldatılan eşe maddi kazanç elde etmesini öngörmüştür. Aldatılan eş manevi acısının hafiflemesi uğradığı haksızlık karşısında manevi zararının telafisi için eşinin cinsel birliktelik yaşadığı kişiye kişinin fakirleşmesine sebebiyet vermeyeceği kendisinin haksız zenginleşmeye mahal vermeyecek şekilde uygun bir miktarda tazminat talep edebilir. Talep edilecek tazminat, kişilerin uğradığı manevi zararın büyüklüğü ve tarafların sosyal ekonomik yaşam standartlarını dikkate alarak mahkemece belirlenen uygun bir tazminata hükmolunur.

Saygılarımla,
Özel Dedektif Bilal KARTAL

15.805 kez görüntülendi
Etiketler:

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?