ÖNEMLİ UYARI

Dedektiflik.com.tr içeriğinde yayınlanan tüm makale, içerik ve bilgiler Özel dedektif Bilal KARTAL tarafından yazılmış olup, tüm telif hakları İzmir Dedektiflik Hizmetleri A.Ş ye aittir. Tüm yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitemizdeki yazı ve içeriklerin yazılı izin alınmadan bir kısmı veya tamamı kopyalanarak başka web sitesi, yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanması durumda FSEK kapsamında işlem yapılarak her türlü yasal haklarımızı kullanarak 5846 Kanun numaralı FiKiR VE SANAT ESERLERİ KANUNU ile TÜR CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ UYARINCA hukuki ve cezai yasal işlemler başlatılacaktır. Ayrıca tüm site içeriğinde bulunmakta olan makaleler ve bilgiler uluslararası DMCA fikir hakları sistemi ile korunmakta olup, web sitemizde yayınlanan makaleleri izinsiz olarak kısmen veya tamamen alıntı yapan değiştirerek yayınlayan tüm web sitelerini Google ve benzeri arama motorları sıralama listelerinden süresiz olarak kaldırmaktadır.

HAYATA KAST NEDENİYLE BOŞANMA

HAYATA KAST NEDENİYLE BOŞANMA

Hayata Kast Nedeniyle Boşanma

Evlilik kurumunu derinden sarsan sebepler arasında gösterilen hayata kast ile boşanmak, günümüzde pek çok bireyin karşı karşıya kaldığı durumlar arasında yer almaktadır. Özellikle de kadınların, eşleri tarafından şiddet görmesi ya da hayatına kast edilmesi, toplum tarafından gün geçtikçe normal bir sebep olarak gösterilmeye başlamış durumdadır. Bu duruma anayasanın 162.maddesinde özellikle yer verilmek ile birlikte taraflardan birinin böyle bir hayati tehdit yaşaması halinde boşanma davası açabilme hakkı tanımlanmaktadır.

Anayasanın 162.Maddesi

Anayasanın 162. Maddesinde, taraflardan bir tanesinin diğerinden hayatına kast edecek ya da onur kırıcı davranışlarda bulunması doğrultusunda boşanma davası açabilme hakkı tanınmaktadır. Anayasa da böyle bir maddeye yer verilmiş olması, özellikle mağdur olan tarafın devlet tarafından korunabilmesi adına son derece önemli bir unsurdur. Evlilik kurumuna dahil olan her kişinin bir birey olduğunun unutulmaması ve yaşanan şiddet olaylarının azaltılabilmesi adına oluşturulan böyle bir madde ile tarafların can güvenliğini sağlaması adına çerçeve çizilmektedir. Hayata kast nedenlerinde genellikle kadınlar, devlet tarafından güvenlik ve koruma talep etme hakkına da sahip olabilmektedirler. Boşanma süresibitinceye kadar devam eden devlet koruması, bireyin geçerli deliller göstermesi ile birlikte dava sonrasında da belirli bir süre ile sürdürülebilmektedir.

Hayata Kast Nedeniyle Rapor Alınması Gerekli

Hayata kast nedeniyle boşanma davası açabilme hakkına sahip olunabilmesi adına bireyin gerekli kurumlardan darp gördüğüne dair bir sağlık raporu alması zorunlu kılınmaktadır. Birey şiddet gördüğü ya da canına kast edildiği anda hastane ya da sağlık hizmeti veren bir kuruluşa giderek, darp edildiğine ve canına kast edildiğine dair bir rapor almalı ve aldığı raporu mahkemeye sunmalıdır. Davalı olan kişi kati raporu olarak da bilinen bu raporu aldıktan sonra kolluk kuvvetlerinden yardım isteyerek, kendi canına kast eden eşine dair şikayette bulunabilmektedir. Şikayet edilen kişinin ise eşini darp ettiğine ya da kasten öldürmeye teşebbüs ettiğine dair imzalı ifadesi yine aynı şekilde mahkemeye sunulmalıdır. Bu tür işlemlerin yürürlüğe geçebilmesi ve bireyin boşanma davası açabilmesi adına maddi delillerle mahkemeye başvurması zorunlu tutulmaktadır.

Tokat Atmak Hayata Kast Sebebi Değil

Toplum tarafından bilinen bir diğer yanlış ise  eşlerden birinin diğerine tokat atmasının hayata kast nedeniyle boşanma davası açabilme sebebi olarak görülmesidir. Tokat atılması, cana kast değil de evlilik birliğinin temelden sarsılması konusuna örnek gösterilebilmekte, anayasanın 166.maddesinde de konu ile ilgili geniş bilgilendirmeye yer verilmektedir. Bireylerin tokat ya da hafif bir darbe, ittirme ya da kasti olarak düşürme gibi durumlardan, karşı tarafa hayata kast nedeniyle dava açabilmesi mümkün olarak görülmemektedir. Bu konu hakkında detaylı bilgi sahibi olunmadan boşanma davası açılmamalıdır.

Ağır Derece De Onur Kırıcı Davranış

Hayata kast nedeniyle boşanma davası açılmasına sebep olan bir diğer durum ise evli taraflardan birinin karşı tarafa ağır derece de onur kırıcı bir davranışta bulunmasıdır. Toplum arasında ya da bireylerin arkadaşları arasında böyle onur kırıcı bir davranış yaşanabileceği gibi, evli çiftler kendi aralarında da böyle bir durum yaşayabilmektedirler. Ancak yine diğer olaylarda belirtildiği gibi böyle onur kırıcı bir davranış yüzünden mahkeme açılabilmesi adına bireylerin karşılıklı olarak beyanları yeterli olmamaktadır. Mahkeme açacak olan taraflar, şahit ya da herhangi bir konuya ilişkin kayıt göstererek, delilleri mahkemeye sunmak ile yükümlüdürler. Aksi takdirde mahkeme açmak geçerli sayılmamaktadır.

5 Yıl Sonunda Dava Düşmekte

Hayata kast nedeniyle, anayasanın 162.maddesine dayanarak boşanma davası açılması takdirinde dava, davalının haberi olduğu andan itibaren 5 yıl sonunda zaman aşımına uğramaktadır. Böyle bir dava açıldıktan sonra tarafların dava ile ilgilenmemesi ya da hakimin sürekli ertelemesi sonucunda, dava bir sonuca ulaştırılmamakta ve düşürülmektedir. Bu duruma sebep olan etkenler arasında davaya sunulan rapor ve belgelerin yetersizliği, hakimin dava ile ilgili genel bir sonuca varamaması ve şüpheli durumlar gösterilebilmektedir. Bu tür davalar, hakimin yorumlamasına da bırakılabilen davalar olduğu için tarafların böyle bir dava açmadan önce iyi olarak hazırlanmasında ve avukatının güvenilir olmasında fayda bulunmaktadır.

Affeden Taraf Haklarından Feragat Eder

Hayata kast nedeniyle açılan davalar da süreler, 5 yıl olarak ifade edilse de taraflar yani eşler, belirtilen süre içerisinde barışırlar da ve canına kast edilen taraf karşı tarafı affederse, dava düşebilmekte ve tarafların herhangi bir işlem yapmasına gerek kalmamaktadır. Genel olarak bu tarz davalarda anlık sinir ile açılan mahkemeler, daha sonrasında eşlerin barışması ile son bulabilmektedir. Böyle bir durum mahkemede de sık sık hakim tarafından dile getirilmekte, tarafların birbirilerini affedebilecek durumda olup olmadıkları sorgulanmaktadır. Mahkemenin düşmesini beklemeyen taraflar ise eşleri ile barışma durumunda,  mahkemeye giderek dava taleplerinden vazgeçtiklerini beyan edebilmektedirler. Çekişmeli davalar olarak da adlandırılan bu tarz hayata kast boşanma davalarında, yaşanan olayların tekrar etmesi durumunda hakim çok zaman tanımadan boşanmayı gerçekleştirmektedir.

165 kez görüntülendi