ÖNEMLİ UYARI

Dedektiflik.com.tr içeriğinde yayınlanan tüm makale, içerik ve bilgiler Özel dedektif Bilal KARTAL tarafından yazılmış olup, tüm telif hakları İzmir Dedektiflik Hizmetleri A.Ş ye aittir. Tüm yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitemizdeki yazı ve içeriklerin yazılı izin alınmadan bir kısmı veya tamamı kopyalanarak başka web sitesi, yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanması durumda FSEK kapsamında işlem yapılarak her türlü yasal haklarımızı kullanarak 5846 Kanun numaralı FiKiR VE SANAT ESERLERİ KANUNU ile TÜR CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ UYARINCA hukuki ve cezai yasal işlemler başlatılacaktır. Ayrıca tüm site içeriğinde bulunmakta olan makaleler ve bilgiler uluslararası DMCA fikir hakları sistemi ile korunmakta olup, web sitemizde yayınlanan makaleleri izinsiz olarak kısmen veya tamamen alıntı yapan değiştirerek yayınlayan tüm web sitelerini Google ve benzeri arama motorları sıralama listelerinden süresiz olarak kaldırmaktadır.

İZMİR DEDEKTİFLİK FİKRİ VE MÜLKİYET HAKLARI ARAŞTIRMASI

İZMİR DEDEKTİFLİK FİKRİ VE MÜLKİYET HAKLARI ARAŞTIRMASI

Fikri Ve Mülkiyet Hakları Araştırması

Fikri ve mülkiyet hakları her ne kadar basit ve sıradan haklar gibi gözükse ve bireyler bu haklar üzerinde detaylı bilgi sahibi olmasa da özellikle bu tarz işlerle ilgilenen bireyler ya da firmalar, fikri haklar hakkında bilgi sahibi olarak bilinmektedirler. Kişiler ürettikleri düşünceleri ve fikirleri koruma altına almak olarak bilinen fikri ve mülkiyet hakları, günümüzde her geçen gün daha fazla önemsenmekte ve bireylerin belirtilen konular hakkındaki hakları arttırılmaktadır. Önceleri korsan yayın ve izinsiz sanat eserinin kullanımı gibi konular daha fazla gündemdeyken günümüzde fikir ve sanat eserlerine olan hassasiyetin artması ile bu tarz konulardaki bireylerin hakları da düzenlenmiş bulunmaktadır.

Sanat Eserlerinin Korunma Hakkı

Sanat eserlerinin ya da herhangi bir düşüncenin, ilk defa ortaya atılan bir projenin korunmasına yönelik devlet tarafından uygulanan en büyük yaptırımlardan bir tanesi telif ve tescil hakkı olarak bilinmektedir. Bireylerin düşüncelerinin ve projelerinin korunmasının adına oluşturulan telif ve tescil hakları ufak benzerliklerle birbirinden ayrılmaktadır. Telif hakkı direk ortaya çıkan bir eylem olarak bilinmek ile birlikte tescil hakkı ise düşüncenin devlet ya da anayasa tarafından tescillenmesini ifade etmektedir. Korsan ya da çalıntı durumlardan korkan bireyler, ürettikleri yeni fikirleri bu şekilde güvence altına alabilmektedirler.

Telif Hakkı İlk Gün Başlar

Telif hakkı tescil hakkından biraz farklı olmak ile birlikte bireylerin düşünceyi ya da fikri ürettikleri andan itibaren otomatik olarak ortaya çıkan bir hak olarak bilinmektedir. Bir projeyi ya da fikri veya eseri ilk defa dile getiren bir birey, düşünceyi ortaya sunduğu andan itibaren o düşüncenin telif hakkını elde etmiş durumdadır. Daha sonrasında ortaya çıkacak herhangi bir çalıntı ya da korsan durumlarında, birey düşünceyi kendi oluşturduğuna yönelik devlete başvurarak dava ve tazminat hakkı talep edebilmektedir. Böyle bir durumun ortaya çıkması, eserlerin ve düşüncelerin korunmasında son derece önem taşımak ile birlikte sanatçıların ve sanata emek veren bireylerin de hakkını korumaktadır.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi

Fikri ve mülkiyet hakları, yalnızca Türk anayasasında ve kurallarında değil, genel olarak tüm dünyayı ilgilendiren İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde de koruma altına alınmış durumdadır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin 27.maddesinde, kendine ait yeni bir fikir ya da proje üreten bireylerin haklarının en iyi şekilde korunacağına ve gerekirse devlet tarafından yaptırım uygulanacağına karar verilmiş durumdadır. Böyle bir işlemin yapılması ve fikri hakların koruma altına alınması, konu hakkında kötü düşünen bireyler için caydırıcı unsurlar barındırabilmektedir. Aynı zamanda ülke ve dünya genelinde daha fazla bireyin yenilikçi fikirler üretebilmesi adına haklarının anayasa çerçevesinde garanti altına alınması, bireylere güven verebilmektedir.

Telif Hak Süresi Değişiklik Gösterebilir

Bireylerin, yeni bir fikir ya da proje üretmeden kaynaklanan, fikri ve mülkiyet hakları, telif hakkı süresince belirli bir süre boyunca koruma altına alınmaktadır. Diğer Avrupa ülkelerinde belirtilen süre 50 ile 70 yıl olarak ifade edilirken, ülkemizde bu süre 70 yıl olarak sınırlandırılmış durumdadır. Ancak belirtilen süre, fikri üreten firmaya, kişiye ya da kuruluşa göre değişiklik gösterebildiği gibi fikrin nasıl ortaya çıktığına bağlı olarak da değişiklik gösterebilmektedir. Bu noktada çalışma yapan bireyler ya da firmalar, telif hakkının birey üzerinde ne kadar kaldığına dair detaylı bir araştırma yaptıktan sonra hareket etmelidirler. Aksi takdirde verilen emek ve yapılan işlemler boşa gidebildiği gibi araştırma da başarısız kalabilmektedir.

108 kez görüntülendi