ÖNEMLİ UYARI

Dedektiflik.com.tr içeriğinde yayınlanan tüm makale, içerik ve bilgiler Özel dedektif Bilal KARTAL tarafından yazılmış olup, tüm telif hakları İzmir Dedektiflik Hizmetleri A.Ş ye aittir. Tüm yazı ve içerikler aidiyet tescili bakımından elektronik imzalı zaman damgası ile mühürlenmiştir. Sitemizdeki yazı ve içeriklerin yazılı izin alınmadan bir kısmı veya tamamı kopyalanarak başka web sitesi, yazılı ve görsel yayın organlarında yayınlanması durumda FSEK kapsamında işlem yapılarak her türlü yasal haklarımızı kullanarak 5846 Kanun numaralı FiKiR VE SANAT ESERLERİ KANUNU ile TÜR CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ UYARINCA hukuki ve cezai yasal işlemler başlatılacaktır. Ayrıca tüm site içeriğinde bulunmakta olan makaleler ve bilgiler uluslararası DMCA fikir hakları sistemi ile korunmakta olup, web sitemizde yayınlanan makaleleri izinsiz olarak kısmen veya tamamen alıntı yapan değiştirerek yayınlayan tüm web sitelerini Google ve benzeri arama motorları sıralama listelerinden süresiz olarak kaldırmaktadır.

SUÇ İŞLEME VE HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME NEDENİYLE BOŞANMA

SUÇ İŞLEME VE HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME NEDENİYLE BOŞANMA

Suç İşleme Ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma

Boşanma sebepleri arasında Türk Medeni Kanunu usulünce kabul edilen sebeplerden birisi de suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedeni ile boşanmadır. Bu boşanma gerekçesi, aldatma, zina sebebi ile gerçekleşen boşanmalar kadar sıklıklıkla karşılaşılan bir boşanma türüdür. Eğer evlilik devam ederken eşlerden birisi evliliği küçük düşüren bir suç işlerse, haysiyetsiz bir davranış sergilerse ve böyle bir hayat sürerse, veya böyle hayat süren birileri ile arkadaşlık ederse, bu eşe boşanma davası açılabilmektedir. Bu yaşamın, dava açılabilmesi için sürekli olarak devam etmesi, yani bir sürerlilik bulundurması da gerekmektedir. Ancak bu şekilde dava açılabilmektedir. Karşı taraf haysiyetsiz bir hayat yaşarken diğer eşe de çekilmez bir hayat yaşatıyorsa, bu, Türk Medeni Kanununun 163. maddesi gereğince bir boşanma sebebidir. Buna göre haysiyetsiz yaşam süren kişinin, böyle bir yaşam sürdüğü deliller ile ispat edilir. Gerekli durumlarda da raporlara ve görüşlere başvurulur. Deliller, mahkeme süreci açısından kişinin suç işlediğini ortaya koymak veya haysiyetsiz bir hayat sürdüğünü kanıtlamak için önemlidirler.

Kanunlarda Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme

Türk Medeni Kanunu 163. maddesinde yer alan açıklamaya göre eşlerden birisi diğerini küçük düşüren bir suç işlerse, evliliğin birliğine zarar verecek davranışlarda bulunursa, haysiyetsiz bir hayat sürerse ve tüm bunlar neticesinde karşı tarafın onunla yaşaması beklenemezse, mağdur olan eş her zaman boşanma davası açabilmektedir. Peki evliliğe zarar veren bu davranışlar nelerdir ve hangi davranışlar boşanma davasıaçılmasını haklı kılmaktadır?

Evlilik Birliği İçerisinde Boşanmaya Sebep Olan Davranışlar

Eşlerden biri yüz kızartıcı bir suç işlerse, bu suçu nedeniyle yargılanıp suçlu olduğu ispatlanırsa, 163. madde gerekçe gösterilerek boşanma davası açılabilmektedir. Benzer şekilde eşin hapis cezası alması, cezaevine girmesi, uyuşturucu madde bağımlısı olması, aşırı alkol tüketerek eve geç saatlerde gelmesi, evdeki tertip ve huzuru bozması, eğlence mekanlarında sabahlayarak ailesine gereken özeni göstermemesi, sokaklarda şuursuzca dolaşması, ahlaksız davranışlar sergilemesi ve sarho gezmesi de yine 163. madde kapsamına giren sebeplerdendir. Öte yandan, eşlerden biri hemcinsi ile ilişki kurarsa, ters ilişkiye girerse, hayvanlarla cinsel birliktelik yaşarsa, homoseksüel olursa, grup sekse meylederse, bu tarz etkinliklerde yer alırsa, yabancı kişilerle birlikte olursa, porno film çevirerek ahlak dışı eylemlerde bulunursa, çıplaklık içeren film veya görselleri yayınlayıp internet ortamında duyurursa da suçlu sayılmaktadır. Eşlerden herhangi birisinin ahlaki yön barındırmayan kişiler ile arkadaşlık yapması, dost olması, kumar oynaması, haysiyetsiz bir yaşam sürdüğünü kanıtlar. Bu gerekçeler, davayı açan kişi tarafından deliller ile ortaya konulmalıdır. Bu koşullar sağlandığı taktirde bu davranışları sergileyen veya kendisini bu duruma sokan eşlere dava açılabilmektedir. Ahlak kuralları dışında yer alan bu suçlar, hakimin inisiyatifinde işlem görürler. Dolandırıcılık, sahtekarlık, fuhuş, hırsızlık, kaçakçılık gibi insanlık dışı suçlar, taciz ve tecavüz olayları, çocuk tacizleri, cinsel istismar, rüşvet almak, ihtilas, casusluk, uyuşturucu madde kullanmak ve satmak gibi suçlar, terzil edici suçlardır. Utanç veren ve yüz kızartan suçlar kapsamındadırlar. Bu suçları işleyen eşe, diğer eş rahatlıkla dava açabilmekte, eşin haklı olup olmadığı da hakimin kararı ile belirlenmektedir. Bu noktada elbette ki deliller önem arz etmektedir. Yani adam öldürme suçunun, cinayetin, yüz kızartıcı bir suç olup olmadığına, suçun işleniş şeklini dikkate alarak hakim karar vermektedir. Müdafaa nedeni ile adam öldürme suçu, kasıtlı olmadığı için yüz kızartıcı veya utanç verici değildir. Yani burada, suçun işlenme sebebi de dikkate alınmakta ve hakim tarafından verilecek karar detaylı bir değerlendirme ile ortaya çıkmaktadır. Eşin bu suçlardan birini işlemiş olması, illa hüküm giymiş olması anlamına gelmez. Toplumumuz tarafından her türlü istismar, taciz, tecavüz vakaları, cinsel içerikli filmler çekmek ve bunları yayınlamak, casusluk yapmak, haksız yere para almak, rüşvet almak, fuhuş yapmak, sahtekarlık gibi suçlar, zaten yüz kızartan suçlardan kabul görürler. Cezai soruşturması olmayan, toplumun ahlak dışı kabul ettiği suçlar da yine 163. madde kapsamına girerler ve bu suçlar nedeni ile taraa dava açılabilir. Eşinin bu suçları işlediğini düşün taraf, artık onurlu, huzurlu bir hayat yaşıyamıyorsa, eşinin davranışları yüzünden kendi hayatı zindana dönüyorsa o zaman kanunlar ona boşanma davası açmasını haklı bulur. Kanunlar her zaman mağdur olan tarafın yanındadır, ahlıksız suçları da sonuna kadar desteklememektedir. Eşinin bu suçları işlediğini düşünen kişi veya buna bizzat tanık olan eşler, gerekli delilleri toplayarak boşanma davası açtıklarında davayı kazanabilirler. Çünkü bu davranışların kişinin onuruna, gururuna ve şerefine zarar vermenin yanı sıra, kutsal bir birim olan aileye ve evlilik kavramına da zarar verdiği düşünülür. Türk Medeni Kanunu 163. maddesinde bu durumu net bir şekilde ortaya koyar, yüz kızartıcı suçlar, ahlaksız, haysiyetsiz davranışlar tarif edilir, detaylı bir şekilde hangi durumlarda boşanma davası açılabileceği ortaya konur.

231 kez görüntülendi